Ağrı Hakkında
Ağrı tarihi, Doğu Anadolu’nun yüksek platoları üzerinde kurulan eski yerleşimler ve bölgeden geçen tarihî yolların etkisiyle şekillenmiştir. Anadolu, Kafkasya ve İran arasındaki geçiş bölgesinde yer alan şehir ve çevresi; Urartular, Medler, Persler, Romalılar, Partlar, Sasaniler ve Bizanslıların hâkimiyetinde kalmıştır. Ağrı Dağı’nın çevresinde gelişen yerleşimler, hem askerî hem de ticari açıdan önem taşımıştır. Bölgenin dağlık yapısı doğal bir savunma imkânı sağlarken, Doğubayazıt Ovası gibi geçiş alanları yüzyıllar boyunca kervanların, orduların ve farklı toplulukların kullandığı güzergâhlar arasında yer almıştır.
Malazgirt Zaferi’nin ardından Türk boylarının yerleşmeye başladığı Ağrı; Sökmenliler, Ani Atabekleri, İlhanlılar, Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar arasında el değiştirmiştir. Bölgenin en önemli tarihî yapısı olan İshak Paşa Sarayı, Osmanlı döneminin doğudaki en görkemli mimari eserlerinden biridir. Selçuklu ve Osmanlı mimari unsurlarının yanı sıra Barok etkiler de taşıyan saray, bölgenin yönetim ve ticaret merkezi olarak sahip olduğu önemi yansıtmaktadır. Doğubayazıt Kalesi, Ahmed-i Hani Türbesi, eski yerleşim alanları ve tarihî kervan yolları da Ağrı’nın kültürel geçmişini tamamlayan unsurlardır. Cumhuriyet döneminde il merkezi olarak gelişen Ağrı, bugün tarihî yapıları, Ağrı Dağı çevresindeki efsaneleri ve farklı kültürlerin bıraktığı izlerle keşfedilmeye değer şehirlerden biridir.