Çanakkale Hakkında
Çanakkale tarihi, Anadolu ile Avrupa arasında geçiş sağlayan boğazı ve Ege ile Marmara denizlerini birbirine bağlayan stratejik konumu sayesinde binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. İl sınırları içinde bulunan Troya, Assos, Alexandria Troas, Parion, Dardanos ve Lampsakos gibi antik kentler, bölgenin tarih boyunca önemli bir yerleşim, ticaret ve kültür merkezi olduğunu göstermektedir. Troya’daki arkeolojik tabakalar, aynı alanda farklı dönemlerde defalarca şehir kurulduğunu ortaya koymakta; bölgenin Tunç Çağı’ndan itibaren Ege, Anadolu ve Karadeniz arasındaki ticaret ağlarında etkili olduğunu kanıtlamaktadır. Homeros’un İlyada destanında anlatılan Troya Savaşı, Çanakkale çevresinin dünya kültür tarihindeki yerini güçlendirmiştir. Bölge; Hititler, Aioller, Persler, Makedonyalılar, Bergama Krallığı, Romalılar ve Bizanslılar gibi birçok siyasi gücün yönetiminde kalmıştır. Çanakkale Boğazı’nın iki yakasındaki kaleler ve limanlar, antik çağlardan itibaren askerî denetim ve deniz ticareti bakımından büyük önem taşımıştır.
Türklerin bölgeye yerleşmesi Selçuklu akınları ve Batı Anadolu’daki Türk beyliklerinin faaliyetleriyle hız kazanmıştır. Çanakkale çevresi bir dönem Karesi Beyliği’nin yönetiminde kalmış, beyliğin Osmanlı topraklarına katılmasıyla Osmanlıların Rumeli’ye geçişinde önemli bir üs hâline gelmiştir. Osmanlı Devleti, boğazın güvenliğini sağlamak amacıyla Fatih Sultan Mehmed döneminde Anadolu yakasında Kal’a-i Sultaniye’yi, karşı kıyıda ise Kilitbahir Kalesi’ni yaptırmıştır. Kal’a-i Sultaniye çevresinde gelişen kent, zamanla çanakçılık üretimiyle tanınmış ve halk arasında Çanakkale adıyla anılmaya başlanmıştır. Şehir, Osmanlı döneminde Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaleti ve daha sonra Biga Sancağı içinde önemli bir liman ve askerî yönetim merkezi olarak gelişmiştir. 19. yüzyılda Müslümanlar, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve Levantenlerden oluşan çok kültürlü nüfus, kentin ticari ve toplumsal hayatına yön vermiştir.
Çanakkale’nin yakın tarihindeki en önemli dönem, Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan Çanakkale Muharebeleridir. İtilaf Devletleri, İstanbul’a ulaşmak ve Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak amacıyla 1915 yılında boğazı denizden ve Gelibolu Yarımadası’nı karadan geçmeye çalışmıştır. Türk ordusunun deniz ve kara savaşlarında gösterdiği direniş sonucunda bu harekât başarısız olmuş; Çanakkale, Millî Mücadele’nin manevi temelini oluşturan büyük bir savunma destanının simgesi hâline gelmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Anafartalar, Conkbayırı ve Arıburnu cephelerinde üstlendiği görev, onun askerî liderliğinin tanınmasında belirleyici olmuştur. Gelibolu Yarımadası’ndaki şehitlikler, anıtlar, siperler ve savaş alanları günümüzde uluslararası ölçekte ziyaret edilen tarihî mekânlardır. Troya Antik Kenti, Kilitbahir Kalesi, Çimenlik Kalesi, Aynalı Çarşı ve tarihî boğaz yerleşimleri de kentin farklı dönemlerden kalan kültür mirasını tamamlamaktadır. Cumhuriyet döneminde üniversite, turizm, tarım ve deniz ulaşımıyla gelişen Çanakkale; antik çağlardan yakın tarihe uzanan mirasıyla Türkiye’nin en önemli tarih ve kültür şehirlerinden biridir.