Elazığ Hakkında
Elazığ tarihi, günümüzdeki şehir merkezinden çok daha eski bir yerleşim olan Harput’un tarihiyle birlikte ele alınmaktadır. Harput ve çevresindeki mağaralar, höyükler ve arkeolojik alanlar, bölgede Paleolitik Çağ’dan itibaren insan topluluklarının yaşadığını göstermektedir. Yazılı kaynaklarda bölgeye ilişkin ilk bilgiler Hitit tabletlerine kadar uzanmakta; Harput çevresinin İşuva adı verilen siyasi ve kültürel bölge içinde yer aldığı düşünülmektedir. Bölge; Hurriler, Hititler, Urartular, Asurlular, Medler, Persler, Romalılar, Sasaniler ve Bizanslıların hâkimiyetinde kalmıştır. Harput’un kayalık ve savunmaya elverişli konumu, burayı uzun yıllar askerî bir kale ve yönetim merkezi hâline getirmiştir. Harput Kalesi çevresinde oluşan yerleşim, ovaya ve geçiş yollarına hâkim konumu sayesinde ticari değer de kazanmıştır.
Türklerin bölgeye gelişi 11. yüzyılda başlamış; Harput, Çubukoğulları ve ardından Artukluların yönetimine girmiştir. Artuklu döneminde şehirde camiler, medreseler, surlar ve diğer kamu yapıları inşa edilmiş; Harput önemli bir kültür ve yönetim merkezi hâline gelmiştir. Harput Ulu Camii, eğik minaresi ve erken dönem Türk-İslam mimarisi özellikleriyle kentin en değerli tarihî yapılarından biridir. Bölge daha sonra Anadolu Selçukluları, İlhanlılar, Dulkadiroğulları, Akkoyunlular ve Safeviler arasında el değiştirmiş, 16. yüzyılda Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Osmanlı döneminde Harput; medreseleri, camileri, kiliseleri, çarşıları ve zanaat faaliyetleriyle Doğu Anadolu’nun önemli şehirlerinden biri olmuştur. Sarahatun Camii, Kurşunlu Camii, Arap Baba Mescidi ve Türbesi ile geleneksel Harput evleri, kentin çok katmanlı tarihini yansıtmaktadır.
19.yüzyılda Harput’un yüksek ve engebeli yapısının büyümeyi sınırlandırması nedeniyle yerleşim ovadaki Mezra bölgesine doğru taşınmaya başlamıştır. Sultan Abdülaziz döneminde gelişen yeni yerleşim Mamuretülaziz adını almış ve zamanla bölgenin idarî merkezi hâline gelmiştir. Cumhuriyet döneminde şehrin adı önce Elaziz, daha sonra Elazığ olarak değiştirilmiştir. Yeni şehir merkezi modern kamu binaları, yollar ve eğitim kurumlarıyla gelişirken Harput tarihî ve kültürel bir yerleşim olarak varlığını sürdürmüştür. Eski Hükûmet Konağı, son Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi mimarisinin şehirdeki dikkat çekici örneklerinden biridir. Harput musikisi, kürsübaşı geleneği, halk hikâyeleri ve yerel mutfak, kentin tarihî birikimini günlük yaşam içinde devam ettirmektedir. Keban Barajı’nın yapımından önce gerçekleştirilen kurtarma kazıları, Fırat havzasındaki eski yerleşimler hakkında çok sayıda arkeolojik bulgunun ortaya çıkarılmasını sağlamıştır. Harput Kalesi, Artuklu eserleri, Osmanlı mahalleleri ve modern Elazığ’ın kuruluş süreciyle şehir, Doğu Anadolu tarihinin farklı dönemlerini bütünlüklü biçimde yansıtmaktadır.