Eskişehir Hakkında
Eskişehir tarihi, Sakarya ve Porsuk nehirlerinin oluşturduğu verimli alanlar ile Anadolu’nun doğu-batı yollarının kesişiminde bulunması nedeniyle eski çağlara kadar uzanmaktadır. Bölgede yapılan arkeolojik araştırmalar, yerleşim geçmişinin MÖ 3000’li yıllara kadar gittiğini göstermektedir. İl sınırlarında bulunan Demircihöyük, Küllüoba ve diğer höyükler; Tunç Çağı topluluklarının tarım, hayvancılık ve ticaret faaliyetleri hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Eskişehir çevresi antik dönemde Frigya’nın önemli merkezlerinden biri olmuştur. Friglerin başlıca dinî ve siyasî merkezlerinden Pessinus ile Yazılıkaya-Midas Vadisi, bölgenin bu dönemdeki kültürel önemini ortaya koymaktadır. Kaya anıtları, mezar odaları, sunaklar ve yerleşimler, Frig sanatının ve inanç sisteminin günümüze ulaşan başlıca örnekleridir.
Friglerin ardından bölge Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Seleukoslar, Bergama Krallığı ve Romalıların hâkimiyetine girmiştir. Roma döneminde Dorylaion adıyla tanınan yerleşim, askerî yolların ve ticaret güzergâhlarının üzerinde bulunan önemli bir merkez hâline gelmiştir. Bizans döneminde Dorylaion, Anadolu’nun iç kesimlerini savunan askerî üslerden biri olmuş ve Haçlı Seferleri sırasında çeşitli çatışmalara sahne olmuştur. Türklerin bölgeye gelişi Malazgirt Zaferi sonrasında hızlanmış, Eskişehir çevresi Selçuklu ve Bizans kuvvetleri arasında el değiştirmiştir. 1176 Miryokefalon Zaferi’nin ardından bölgede Türk hâkimiyeti güçlenmiştir. Selçuklu döneminde kervan yolları, zaviyeler ve kırsal yerleşimler gelişmiş; Seyitgazi, Battal Gazi’ye atfedilen türbe ve külliye sayesinde önemli bir dinî merkez hâline gelmiştir. Eskişehir çevresi daha sonra Germiyanoğulları ve Osmanlıların yönetimine girmiştir.
Osmanlı Beyliği’nin kuruluş yıllarında Eskişehir, Söğüt, Bilecik ve Kütahya arasındaki uç bölgesinin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Odunpazarı çevresinde gelişen tarihî yerleşim; camiler, külliyeler, çeşmeler, hamamlar ve geleneksel evlerle şekillenmiştir. Kurşunlu Külliyesi, Alaeddin Camii ve tarihî Odunpazarı evleri, şehrin Selçuklu ve Osmanlı mirasını yansıtmaktadır. 19. yüzyılda demiryolunun Eskişehir’e ulaşması, şehrin ekonomik ve demografik yapısını önemli ölçüde değiştirmiştir. Balkanlar, Kafkasya ve Kırım’dan gelen göçmenlerin yerleşmesiyle kent kültürü daha da çeşitlenmiştir. Millî Mücadele döneminde demiryolu kavşağı olması nedeniyle Eskişehir büyük stratejik önem taşımış; kent 1919’da İngiliz birliklerince, daha sonra Yunan ordusu tarafından işgal edilmiştir. İnönü savaşları ve Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, şehrin çevresinde gerçekleşen önemli askerî olaylardır. Eskişehir, Büyük Taarruz’un ardından 2 Eylül 1922’de işgalden kurtarılmıştır. Cumhuriyet döneminde demiryolu atölyeleri, sanayi kuruluşları ve eğitim kurumlarıyla hızla gelişen şehir, modern Türkiye’nin önemli sanayi ve üniversite merkezlerinden biri olmuştur. Lületaşı işlemeciliği, çibörek kültürü, geleneksel konutları ve Frig mirasıyla Eskişehir, antik çağlardan Cumhuriyet’e uzanan zengin bir tarihî kimliğe sahiptir.