Konya Hakkında
Konya tarihi, Anadolu’daki yerleşik yaşamın en eski örneklerine ev sahipliği yapan geniş ve verimli ovalar üzerinde gelişmiştir. Çatalhöyük, Neolitik Çağ’da yoğun nüfusa sahip, gelişmiş tarım, sanat ve yerleşim kültürüyle dünya arkeolojisinin en önemli merkezlerinden biridir. Buradaki duvar resimleri, kabartmalar, ev düzenleri ve gömü gelenekleri, yaklaşık dokuz bin yıl önceki toplumsal yaşam hakkında eşsiz bilgiler sunmaktadır. Konya Ovası çevresindeki Canhasan, Boncuklu Höyük ve diğer yerleşimler de bölgenin tarih öncesi önemini göstermektedir. Yazılı tarih döneminde bölge Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Seleukoslar, Bergama Krallığı ve Romalıların yönetiminde kalmıştır. Antik çağda şehir Ikonion adıyla bilinmiştir.
Roma ve Bizans dönemlerinde Konya, Anadolu’nun iç kesimlerindeki önemli yol ve yönetim merkezlerinden biri olmuştur. Aziz Paulus’un bölgeye yaptığı seyahatler, Konya ve çevresini erken Hristiyanlık tarihi bakımından önemli hâle getirmiştir. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinin ardından Konya, 11. yüzyılın sonlarında Selçuklu hâkimiyetine girmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti olan şehir, 12. ve 13. yüzyıllarda siyasi, bilimsel, sanatsal ve ticari açıdan büyük bir gelişme yaşamıştır. Kervansaraylar, medreseler, camiler, saraylar ve surlarla donatılan Konya, Anadolu’daki Türk-İslam medeniyetinin başlıca merkezlerinden biri hâline gelmiştir.
Alaeddin Camii, Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Sırçalı Medrese ve Sahip Ata Külliyesi, Selçuklu mimarisinin en önemli örnekleri arasındadır. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Konya’da yaşaması ve eserlerini burada vermesi, şehrin dünya çapında bir tasavvuf ve kültür merkezi olmasını sağlamıştır. Mevlânâ’nın düşünceleri, şiirleri ve Mevlevilik geleneği, yüzyıllar boyunca farklı toplumları etkilemiştir. Selçuklu Devleti’nin zayıflamasının ardından Konya, Karamanoğulları Beyliği’nin yönetimine girmiş ve Osmanlılarla uzun süren mücadelelere sahne olmuştur. Şehir 15. yüzyılda kesin biçimde Osmanlı hâkimiyetine katılmıştır.
Osmanlı döneminde Konya, geniş bir eyaletin merkezi ve önemli bir tarım, eğitim ve ticaret şehri olmuştur. Mevlevi Dergâhı, Osmanlı kültür ve sanat hayatında etkili bir kurum hâline gelmiştir. Millî Mücadele döneminde şehirde siyasi ve toplumsal hareketlilik yaşanmış, daha sonra Ankara Hükûmeti’nin denetimi güçlenmiştir. Cumhuriyet döneminde tarım, sanayi, ulaşım ve eğitim yatırımlarıyla hızla büyüyen Konya, Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri olmuştur. Çatalhöyük ve Eşrefoğlu Camii gibi kültür varlıklarının UNESCO listelerindeki yeri, ilin uluslararası önemini artırmaktadır. Neolitik yerleşimleri, Selçuklu başkentliği ve Mevlânâ mirasıyla Konya, Anadolu tarihinin temel şehirlerinden biridir.