Niğde Hakkında
Niğde tarihi, İç Anadolu’yu Akdeniz kıyılarına ve Doğu Anadolu’ya bağlayan doğal geçitler üzerinde bulunması sayesinde tarih öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır. Kaletepe Deresi, Köşk Höyük, Tepecik-Çiftlik, Pınarbaşı-Bor ve Göltepe-Kestel çevresinde yapılan araştırmalar, bölgede Paleolitik Çağ’dan itibaren insan yaşamının bulunduğunu göstermektedir. Özellikle Köşk Höyük ve Tepecik-Çiftlik, Neolitik dönemde tarım yapan yerleşik toplulukların yaşam biçimi hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Göltepe ve Kestel’de ortaya çıkarılan kalay madenciliği kalıntıları ise Niğde çevresinin erken madencilik tarihi bakımından taşıdığı değeri göstermektedir. Şehrin adı, Geç Hitit dönemine ait yazıtlarda “Nahita” biçiminde geçmektedir. Bölge; Hititler, Geç Hitit devletleri, Frigler, Persler, Makedonyalılar, Kapadokya Krallığı, Romalılar ve Bizanslıların hâkimiyetinde kalmıştır.
Roma ve Bizans dönemlerinde Tyana, günümüzdeki Kemerhisar çevresinde bölgenin en önemli kentlerinden biri olmuştur. Tyana; yolları, su kemerleri, hamamları ve dinî yapılarıyla Kapadokya’nın güneyindeki stratejik bir merkez hâline gelmiştir. İslam ordularıyla Bizans arasındaki mücadelelerde Niğde çevresindeki geçitler ve kaleler önemli rol oynamıştır. Malazgirt Zaferi’nin ardından Türklerin bölgeye yerleşmesi hızlanmış, Niğde Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli şehirlerinden biri olmuştur. Alaeddin Camii, Hüdavent Hatun Türbesi, Sungur Bey Camii ve Ak Medrese, Selçuklu ve İlhanlı dönemlerinin taş işçiliğini yansıtan başlıca eserlerdir. Şehir daha sonra İlhanlılar, Eretna Devleti, Karamanoğulları ve Osmanlılar arasında el değiştirmiştir.
Osmanlı döneminde Niğde; tarım, hayvancılık, dokumacılık ve kervan ticaretiyle gelişen bir sancak merkezi olarak varlığını sürdürmüştür. Bor, Ulukışla ve çevresindeki hanlar ile tarihî yollar, bölgenin Akdeniz limanlarını İç Anadolu’ya bağlayan konumunu göstermektedir. Ulukışla’daki Öküz Mehmet Paşa Külliyesi, Osmanlı kervan ve menzil sisteminin önemli örneklerinden biridir. Millî Mücadele yıllarında şehir, cephe gerisindeki lojistik faaliyetlere ve insan gücü desteğine katkıda bulunmuştur. Cumhuriyet döneminde Niğde’nin idarî sınırları zamanla değişmiş; Nevşehir ve Aksaray’ın il olmasıyla bugünkü sınırlarına yaklaşmıştır. Geleneksel taş mimarisi, halıcılık, bağcılık ve elma üretimi şehrin kültürel ve ekonomik kimliğinde etkili olmuştur. Tarih öncesi yerleşimleri, Tyana kalıntıları ve Selçuklu eserleriyle Niğde, Orta Anadolu’nun önemli tarih merkezlerinden biridir.